Sitede Ara

Son yıllarda pek çok hastalığın tedavisinde kullanılan kök hücre nedir, nasıl üretilir, tedavide nasıl kullanılır merak ediyor musunuz?

Kök hücre nedir?

Kök hücreler; özelleşmiş hücre tiplerine farklılaşabilen ve kendini yenileme yeteneği olan bütün çok hücreli canlıların doku ve organlarını oluşturan ana hücrelerdir.

Çeşitleri nelerdir?

Farklılaşma özelliklerine göre kök hücreler; totipotent kök hücreler; canlıyı oluşturan döllenmiş yumurta buna örnektir. Pluripotent kök hücreler; döllenmiş yumurtadan elde edilen ve tüm dokuları oluşturma yeteneğine sahip 
hücrelerdir. Multiptent kök hücreler ise ait oldukları dokuları oluşturabilen kök hücrelerdir (kemik iliği kök hücresi, sinir dokusu kök hücresi, kas kök hücresi gibi). Elde edildikleri yere göre kök hücre tipleri; embriyonik kök hücre, fetus kök hücresi ve yetişkin kök hücresi olarak belirlenir.

Kemik iliği kök hücresi nedir?

Kemik iliğinden kaynaklanan çevre kanımızda dolaşan bütün olgun kan hücrelerimizi (lökosit, eritrosit, trombosit) oluşturan çok yönlü (multipotent) yetişkin kök hücresidir

Kemik iliği kök hücre  kaynakları nelerdir?

Başlıca yapım yeri kemik iliğidir. Damarlarda dolaşan kanda da kemik iliğindeki kök hücrelerin yaklaşık 1/10’i kadar kök hücre bulunur. Göbek kordon kanı da kan yapıcı kök hücreleri içerir. Doğum sırasında bebeğin kök hücreleri buradan elde edilebilir.

Kemik iliği kök hücre nakli ile hangi hastalıklar tedavi edilmektedir?

Kemik iliği kök hücre nakli ile günümüzde bir çok habis hastalıkların ve kalıtsal hastalıkların tedavileri başarı ile yapılmaktadır. Kemik iliği KHN yapılan başlıca hastalık grupları, lösemiler, lenfomalar, plazma hücre hastalıkları (multiple miyelom, amiloidoz), kemik iliği yetmezlikleri, çeşitli organ kenserleri, otoimmün ve kalıtsal hastalıklar olarak sıralanabilir.

Kök hücre uygulamaları kaç çeşittir?

Allojeneik kök hücre nakli; bir başka kişiden (donor=verici) yapılan nakildir. Allojeneik KHN için kural; verici ile hasta (alıcı) arasında doku gruplarının (HLA-doku grupları) uygun olmasıdır. En iyi verici doku grubu tam uyumlu (6/6) kardeştir. Doku grubu uyumlu kardeş verici bulunmadığında doku grubu tam uyumlu (10/10) akraba dışı gönüllü verici araştırılır. Eğer hastanın anne ile babası yakın akraba ise birinci derece akrabaların (teyze, amca, yeğen, kuzen gibi) verici olma şansı da araştırılmalıdır. Akraba ve akraba dışı doku grubu uyumlu verici bulunmayan ve mutlaka nakil gerektiren hastalarda doku grubu yarı uyumlu birinci derece yakın akrabalar da verici olarak kullanılabilir. Bu şekilde yarı uyumlu akrabalardan yapılan allojeneik KHN’leri ‘haploidentik nakil’ olarak isimlendirilir. Kardeşlerden tam doku uyumlu verici bulma olasılığının %30 olması göz önüne alındığında haploidentik nakiller, kardeş ve akraba dışı tam uyumlu vericisi olmayan nakil adayı bir çok hasta için umut vericidir. Allojeneik nakil tek yumurta ikiz kardeşten yapıldığında ‘singeneik nakil’ olarak isimlendirilir. Otolog nakil ise; kişinin kendisinden alınan kök hücrelerin kendisine tekrar verilmesidir.

Kök hücre naklinin amacı nedir,  nasıl yapılır?

Kök hücre nakli habis hastalıklarda çok yüksek dozlarda kemoterapi ± radyoterapi (hazırlama rejimi) uygulanarak hastalığın olası kalıntı hücrelerini ortadan kaldırmak amacı ile yapılır. Kemik iliğini ve bağışıklık sistemini tamamen yok eden hazırlama 
rejiminin uygulanmasından sonra hastaya damar yoluyla verilen kök hücreler, temizlenmiş kemik iliğine yerleşerek sağlıklı kök hücreleri ve kan hücrelerini oluşturur. Aynı zamanda bağışıklık sisteminin de yeniden yapılanması sağlanır. Allojeneik KHN’de sağlıklı vericiden elde edilen kök hücrelerle tamamen verici kaynaklı, sağlıklı kemik iliği oluşturulur. Ayrıca vericinin kemik iliği kök hücreleri ile beraber hastaya verilen T lenfositler tedaviye rağmen kalabilecek habis hücrelere saldırarak bunları ortadan kaldırır. Bu etki ‘Graft versus lösemi’ veya ‘Graft versus tümör’ olarak ifade edilir ve allojeneik KHN’nin en önemli olumlu etkisidir. Allojeneik KHN; özellikle akut lösemiler, kemik iliği yetmezliği ile gelişen aplastik anemi gibi hastalıklar, kalıtsal hastalıklarda tercih edilir. Otolog kök hücre naklinin amacı; hastalığı tamamen ortadan kaldıracak çok yüksek doz kemoterapi uygulayabilmektir. Bu kadar yüksek doz kemoterapi ile hastanın kemik iliği ve bağışıklık sistemi tamamen baskılanır. Baskılanmış kemik iliğini kısa zamanda yeniden çalıştırmak ve bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmak amacıyla hastadan elde edilen kemik iliği kök hücreleri tekrar kendisine damar yolu ile verilir.

Kök hücreler nasıl toplanır?

Otolog KHN’lerinde hastanın kendi kök hücreleri kemik iliğinden çevre kanına çıkarılarak (mobilizasyon işlemi) damar yolundan toplanır. Kök hücre mobilizasyon işlemi için başlıca 2 yol uygulanır. Birinci yöntem; hastaya kök hücrelerin dolaşıma çıkmasını sağlayan hücre uyarıcı bir sitokin (G-CSF: Granülosit-koloni uyarıcı faktör) aşı şeklinde uygulanır. İkinci yöntem ise; hastaya kemoterapi+G-CSF’ü birlikte uygulayarak kök hücrelerin kemik iliğinden dolaşan kana geçmesini sağlamaktadır. Her 
iki yöntemde de dolaşıma yeterli sayıda kök hücre geçtiğinde özel bir cihaz (aferez cihazı) yardımı ile kök hücreler toplanır. Allojeneik kök hücre naklinde ise; vericinin kök hücreleri kemik iliğinden veya dolaşan kandan elde edilir.

Kök hücre naklinin istenmeyen yan etkileri nelerdir?

Damar yolu ile hastaya verilen kök hücreler hastaların temizlenmiş kemik iliğinde genellikle 2-4 hafta içinde yerleşerek yeni kan hücrelerini üretmeye başlar. Otolog ve allojeneik kök hücre nakli sırasında kök hücrelerin yerleşme ve normal kan hücrelerini üretebilme sürecine kadar geçen birkaç haftalık zamanda febril nötropeni, ciddi infeksiyonlar, sepsis, verilen yüksek doz ilaçların organ hasarı yapma olasılığı vardır. Otolog KHN’de kemik iliği yeniden çalışmaya başladıktan sonra bu yan etkiler hızla düzelir. Allojeneik kök hücre nakillerinde ise kök hücrelerin hastanın kemik iliğinde yerleşmesinde sonra gelişebilen en ciddi yan etki ‘Graft versus Host’ hastalığı (GvHH)’dır. Verici hücreleri ile hastaya verilen T lenfositleri bir yandan kalıntı hastalık hücrelerini ortadan kaldırırken bir yandan da alıcının bazı dokularına saldırıya geçebilir. Hastaların yaklaşık %30’unda görülebilen bu yan etki özellikle deri, karaciğer, mide, bağırsak sistemi ve kemik iliğini etkiler. Allo KHN’den sonra ilk yüz gün içinde akut şekli görülür iken, yüz günden sonra kronik GvHH gelişebilir. Allojeneik nakillerde gelişen bir diğer önemli yan etki ise kemik iliği reddidir. Gerek ilik reddini, gerekse gelişebilecek GvHH’ını önlemek için hastalar uygun bir süre bağışıklık sistemini baskılayan ilaç almak zorundadır.

Tüm habis kan hastalıklarında kemik iliği kök hücre nakli gerekli midir ?

Kök hücre nakli yapılacak hastalık ve hastalar belirli kurallara göre seçilir. Bu nedenle her kan hastasına kök hücre nakli yapılmaz. Hastalığın geleceğini belirleyen risk faktörleri, hastanın yaşı, performansı, beraberinde mevcut önemli organ bozukluğu (kalp, karaciğer, akciğer hastalığı) önemli psikiyatri/ psikolojik sorunlarının olması nakil konusunda deneyimli hekimler tarafından değerlendirilip nakil kararı verilir.

Kök hücre nakli ile hastalıklar tamamen iyileşir mi?

Kök hücre nakli bir çok hastalığın en iyi tedavi yöntemi olmasına karşın hastalıkları tamamen ortadan kaldıramaz. Hem allo hem de otolog KHN’de hastalığın özelliğine göre değişen sıklıkta nüks olasıdır.