Sitede Ara

Ağrınız varsa şanslısınız

Göğüste başlayan ağrı, kalp krizinin habercisi sayılır. Fakat kriz bazen sessizce gelebilir. Sessiz kalp krizlerinin ilk belirtisi ise malesef ki ölüm.

Kalp damar hastalıkları tüm dünyada en önemli ölüm nedenlerinden biri. Dünyada her yıl 17 milyon, ülkemizde de 160 bin kişi kalp damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Kalbiniz devamlı pompa işlevi görerek tüm vücudunuzun kan ihtiyacını karşılıyor. Tüm vücuda kan pompalayabilmek için kalbin kendisi de oksijen yönünden zengin kana ihtiyaç duyar. Bu kan, kalbimize koroner arterler yoluyla ulaştırılıyor. Kalbinizin çalışması, koroner arterler tarafından sunulan kanla ilişkilidir. Kalbi besleyen 3 büyük koroner arter vardır. Sol koroner arter ve sağ koroner arter, sirkümflex arter ve  bunların dalları kalbin tümünü besler. Kalp krizi, kalbi besleyen koroner arter damarlardan veya dallarından herhangi birisinin tıkanmasıyla başlıyor. Bu durumda geriye dönüşü olmayan kalp kası hasarı oluşuyor ya da ölüme neden olabilen kalp krizi (akut miyokard enfarktüsü) meydana geliyor. Kalp krizi, koroner kalp hastalıklarının içinde en acil ve en ağır seyreden durumların başında geliyor. Kalp krizinin en önemli belirtisi, şiddetli göğüs ağrısıdır. Göğüste, sol kolda, sırtta, mide bölgesinden çeneye doğru yayılan göğüs ağrıları kalp krizinin habercisi sayılır. Ağrı yirmi dakikadan fazla, genellikle saatlerce sürer ve dinlenme ya da nitrogliserinle geçmez. Çok şiddetlidir ve başlangıcı da çoğunlukla ani bir şekilde gelişir. Göğüs ağrısı kalp krizini işaret etse de bazı hastalarda karnın üst kısmında mideye vuran bir ağrı da görülebilir. Bu durumda oluşan bu rahatsızlığın mideyle ilişkili olduğu sanılarak hasta tarafından önemsenmeyebilir. Özellikle yaşlı hastalarda kriz, nefes darlığı ile ortaya çıkabilir. Yukarıda bahsedilen belirtiler, yüz kişiden ancak yetmiş beş ya da sekseninde görülür. %20’lik kısım, ‘sessiz kalp krizi’ adı verilen maalesef belirti vermeden bazen de ilk belirtisi ölüm olabilen gruptur. Göğüs ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkar çıkmaz kişinin tam donanımlı bir hastaneye başvurması ve sağlık yardımı alması ise oldukça mühimdir.

KRİZDEN YİRMİ DAKİKA SONRA  HÜCRE ÖLÜMÜ BAŞLAR

Acil tedavinin hayati önemi olduğu bilinen bir gerçek. Kalp krizi tanısı konulduktan sonra acil tedaviye başlanması elzemdir. Bu tedavinin iki amacı vardır: Kalp krizi nedeniyle yaşam kaybını engellemek ve kalp kasının zarar görmesini önlemek. Kalp krizi nedeniyle gerçekleşen ölümlerin en büyük nedeni, ölümcül kalp ritim bozukluklarıdır. Bunlar kalp krizinin ilk saatlerinde daha çok görülür. Bu nedenle kalp krizi tanısı alan hastanın koroner yoğun bakım ünitesine yatışı yapılmalıdır ve kalp işlevleri sürekli izlenip ve olası bir düzensizliğe hemen müdahale edilmelidir. Kalp krizi tedavisinde diğer önemli amaç, tıkanan damarın açılarak kalp kasının zarar görmesini engellemektir. Kalp krizinde yirmi dakikadan sonra hücre ölümü başlamakta, 6’ncı saatte %90 oranında canlı kalp kasında kayıp görülebilmektedir. Dolayısıyla kalp krizinde en kısa sürede damar açıcı tedavi uygulanabilirse, kalp kasının zarar görmesi büyük ölçüde engellenmiş olur. Damar daha uzun süre tıkalı kalırsa, kalp kası geri dönüşsüz şekilde hasar görür ve hasta kalp krizini atlatsa bile uzun dönemde kalp yetmezliği gelişebilir. Bu durumun ise uzun dönemli sağ kalım ve hayat kalitesi için çok olumsuz olarak etkileri mevcuttur. Eğer bir kişinin kalp krizi geçirdiğinden şüpheleniyorsanız hemen 112’yi arayın ve bir ambulans çağırın. Mecbur kalınmadıkça bu durumdaki bir hastayı kendi aracınız ile hastaneye götürmekten kaçınmalısınız. Şayet ambulansın gecikme ihtimali varsa, kendi imkanlarınızla hemen koroner anjiyografi ve stent işlemleri yapılabilen bir hastaneye ulaşmayı düşünebilirsiniz. Yine de ambulansın normal trafikte sizden daha hızlı gidebileceğini ve kayıp zamanı kapatabileceğini de unutmamanız gerekir. Yapmanız gereken ambulans gelene kadar hastayı sakinleştirmek, vücudunu sıkı saran kıyafetler, kravat vb. varsa gevşetmektir. Eğer hastanın daha önceden tanısı konmuş bir kalp hastalığı varsa dil altı benzeri kalp ilacı kullanıyorsa ilacı verilmelidir.

KUVVETLİCE ÖKSÜRÜN

Bilinci açıksa ve bilinen alerjisi yoksa aspirin çiğnetin. Aspirin çiğnetilmesi kanın akışkanlığını arttırarak, kalp damarlarında yeni pıhtı oluşmasını engelleyecektir. Kalp krizi sırasında çiğnetilen basit bir aspirin ile kalp krizinden ölümler %23 oranında azaltılabilir. Bilinci kapalı bir kişi ile karşı karşıya kalındığında hava yolunun açık olup olmadığı, soluk alıp almadığına, nabız ve tansiyonuna bakılmalıdır. 112 ambulansı ve ekibi gelinceye kadar şahsın kalbi durursa ve ortamda var ise, otomatik defibrilatör kullanılmalı ve hastaya temel yaşam desteği uygulayarak hayata döndürülmeye çalışılmalıdır. Bu iki tedavi ancak ilk yardım eğitimi almış kişiler tarafından uygulanmalıdır aksi halde hastaya dokunmamanız daha faydalı olacaktır. Eğer tek başınıza iseniz yanınızda yardımcı olabilecek birileri yoksa öncelikle ağrı başladığı anda telefonla yakınlarınızı arayarak durumu haber verin. Yakınınızda varsa ve ulaşabilirseniz aspirin alıp çiğneyin. Kuvvetli öksürük geçici olarak kalbe giden kan akımını arttırabilir. Bu nedenle burun deliklerinizi kapatarak kuvvetli biçimde öksürmeye çalışın. Bulunduğunuz yerin kapısını aralık bırakırsanız başkasının size kolay ulaşabilmesine yardımcı olmuş olursunuz. Bu sırada ağrıyı azaltmak için bir şeyler yiyip içmeyiniz. Ağrıyı azaltmak için hareket etmek, sıcak ya da soğuk duş almaya çalışmak özellikle soğuk su damarların daha da büzüşmesine yol açarak kalp krizini daha da ağırlaştırabilir. Hastaneye götürülürken mümkünse kullandığınız tüm ilaçlar ve dozları, tüm alerjilerinizin bilinmesi, sigorta bilgileri, acil durumda irtibata geçilecek aile fertlerinin telefon numaralarının temin edilmesi doktorunuza büyük fayda sağlayacaktır.