Sitede Ara

{%= Faq.Title %}
Havaların giderek soğuduğu bu günlerden itibaren hastalıklar da kapımıza dayandı. Sebepleri ve belirtileri itibari ile birbirine benzemekle birlikte; farklı özelliklere sahip olan kış hastalıklarının her birinin tedavisi farklı olup önlem alınmadığı takdirde bu hastalıklardan bazıları ölümcül olabiliyor. Peki, bu hastalıklardan korunmak için neler yapmalıyız?



Soğuk havada vücudumuz normal ısısını korumak için daha çok enerji harcamak zorunda kalır. Bu harcanan enerjiyi yerine koyamadığımız da ise direncimiz düşüp enfeksiyona açık hale geliyor. Kış mevsimi ile havanın kirliliğinin artması yani havadaki partikül sayısının artması da, bu partiküller ile enfeksiyon etkenleri olan bakteri ve virüslerin kolayca taşınmasını kolaylaştırıyor. Vücuda etki eden değişiklikler sonucu enfeksiyon ve alerjik reaksiyonlara eğilim artıyor; metabolizma kötü yönde etkilenip mikroplar kolayca vücuda giriyor.

SOĞUK ALGINLIĞI VE GRİBİ KARIŞTIRMAYIN
Soğuk algınlığı; farklı virüslerin neden olduğu, burun ve boğazda yerleşen hafif bir enfeksiyondur. Genellikle bir haftayı bulan hastalığın süresi; çocuklarda, yaşlılarda ve başka rahatsızlığı olan kişilerde uzayabilir. Doktorlara başvuru nedenleri arasında ilk sırada yer alan soğuk algınlığı; erişkinlerde en sık eylül-mayıs ayları arasında ve yılda 2-4 kez görülebilmektedir. Küçük çocuklarda görülme oranı ise yılda 6-8 arasında olabilmektedir. Bulaşıcı olan hastalık, virüsü içeren damlacıkların teması yoluyla yayılmaktadır. Gripte ise, etkili bir tedavi ile hastalık süresi kısaltılır ve yaşam kalitesi artırılabilir. Grip, bir virüs hastalığı olduğundan antibiyotik tedavisine yanıt vermez. Virüse yönelik ilaçlar erken dönemde faydalı olur. Hastalara bol sıvı almaları, yatak istirahati ve belirtilere yönelik ilaçlar önerilir. Hastalığın iyileşme süreci bir-iki hafta içerisinde tamamlanır. Özellikle yaşlılarda halsizlik, kuvvetsizlik gibi yakınmalar, iyileşmenin ardından da uzun süre devam edebilir.

TEDAVİ SÜRESİNCE KAFEİN VE ALKOL YASAK
Soğuk algınlığı tedavisinde ise, yakınmalarına yönelik olarak planlanan hastalığın virüsleri yok edici ilaç tedavisi yoktur. Antibiyotikler, soğuk algınlığına eklenen bakteriyel enfeksiyonların varlığında kullanılmaktadır. Tedavi sürecinde; kafein içeren kahve, çay veya kolalı içecekler ile alkol kullanımından kaçınılmalıdır. Çünkü kafein ve alkol istenilenin aksine, susuzluk yaratacaktır. Eğer sigara kullanılıyorsa, bırakılmalı ve sigara kullanılan ortamlardan uzak durulmalıdır. Yatak istirahati, hastalık süresinin kısaltılmasında etkili olmaktadır.

AŞI HER YIL TEKRARLANMALI
İnfluenza
; virüsünün neden olduğu bir solunum yolu enfeksiyonudur. Üç tip influenza virüsü olup bu virüsler; A tipi, B tipi ve C tipi olarak adlandırılmaktadır. A ve B tipi virüsleri çok şiddetli olmakla beraber; bu virüslerin yapıları sürekli değişmekte ve her yıl farklı tipleri ile belirebilmektedir. Vücudun doğal savunma sistemi, bu değişikliklere ayak uyduramadığı için grip aşısı her yıl tekrarlanmaktadır. Çok hafif olan C tipi virüsler ise yakınmaya neden olmadığı gibi halk sağlığını tehdit eden özelliklere de sahip değildir.

  • Öncelikle hastalıkları tanımamız ve hastalığa yakalanmamak için önlemlerimizi almamız gerekiyor.
  • Kışın güneşinden daha az yararlanmaya başladığımız bugünlerde fiziksel stres sıcak havalara göre daha fazla oluyor. Burun ve ağız içini döşeyen mukoza dokusunun soğukla kuruması ve mikropların vücuda daha kolay girmesi sonucu kış hastalıklarıyla uzunca bir süre uğraşılıyor.
  • Soğuk havaların vermiş olduğu rehavet içinde, daha ağır ve sağlıksız besinlere yöneliniyor. Hareketsizliğin arttığı durumlarda da metabolizma kötü yönde etkilenebiliyor.


VÜCUT DİRENCİNİ KIRAN DEĞİŞİKLİKLER:

  • Sıcak havalara göre fiziksel stresin daha fazla görülmesi
  • Soğuğa bağlı olarak cildin kuruması
  • Burun ve ağız içini döşeyen mukoza dokularının kuruması
  • Koruyucu mekanizmaların iyi çalışamaması
  • Beslenmede daha ağır ve sağlıksız besinlere yönelim
  • Hareketsizliğin artması


HASTALIKLARDAN KORUNMAK İÇİN...

  • Genel temizlik kurallarına uymak,
  • Sigaradan uzak durmak,
  • Kaliteli uyku uyumak,
  • Kapalı ve kalabalık mekânlardan uzak durmak,
  • Kronik hastalığı olanlar için kış aylarına girerken mutlaka genel kontrollerini yaptırmak,
  • Yaşanan ortam ısısını iyi ayarlamak ve havanın aşırı kuru olmasını engellemek,
  • Beslenme programını gözden geçirmek, doğal yoldan veya ilaç şeklinde vitamin takviyeleri yapmak,
  • Kirli, kapalı ve soğuk ortamlarda uzun süre kalmamak, enfeksiyonu olan kişilerle yakın temastan kaçınmak,
  • Elleri sık yıkamak ve yakın solunum temasından kaçınmak,
  • Hapşırma ve öksürme sırasında ağız ve burun bölgesini tek kullanımlık kağıt mendille kapatmak,
  • Hayata hep pozitif bakmak gereklidir.


KİMLER GRİP AŞISI OLMALI?

  • 50 yaş ve üzerindekiler
  • Huzur evinde yaşayan veya kronik bakım altındaki kişiler
  • Kalp ve akciğer hastaları ile astım gibi kronik hastalığı olanlar
  • 6 ay- 18 yaş arasında uzun süreli aspirin tedavisi gören çocuklar
  • Kronik hastalık nedeniyle son bir yıldır hastanede yatan veya tedavi görenler
  • HIV pozitif virüsü taşıyanlar
  • Kalabalık ortamlarda yaşayan öğrenci ve askerler ile diğer meslek gruplarındakiler.