Sitede Ara

{%= Faq.Title %}
Çocuğunuzun başarılı bir birey olmasını istiyorsanız ona güvenin, destekleyin ama hep demokratik bir tutum içerisinde olun…

Anne, babaların çocuklarıyla kuracakları iletişimde temel olan çocuklarına karşı gösterdikleri tutum ve davranışlardır. Anne-babalar çocuklarına karşı gösterdikleri tutum ve davranışlarla onların davranışları üzerinde doğrudan etki oluşturmakla beraber çocukların kendilerini de modellediklerini gözden kaçırmamalıdırlar. Bu nedenle de anne babaların tutumları son derece önemlidir. Her anne- baba için çocuklarının gelişiminin olumlu yönde olması gereklidir. Bu aşamada her ebeveynin farklı kişilik özelliklerinden kaynaklanan, farklı doğrularını kullanarak, farklı tutum ve davranışlar sergilediklerini görebiliriz. Çocuklarda sosyal duygusal gelişimin olumlu yönde olmasında, annelerin okul öncesi dönemde çocuklarına gösterdikleri tutumların etkisi olduğu belirtilmektedir. Annenin çocuğa karşı gösterdiği duyarlı ve sıcak yaklaşımın çocuk üzerinde olumlu duygular uyandırdığı ve bununla birlikte çocuğun annesiyle olan iletişiminin de olumlu yönde etkilendiği görülmektedir. Anneler gergin duygu durumlarını kontrol edip, anlayışlı bir tutum sergilediklerinde çocuklar da sakin ve ılımlı bir tutum içine girmektedirler. Bunun nedeni, çocukların duygularının anne babaları tarafından anlaşıldıklarını görmeleridir, dolayısıyla onların koyduğu sınırlamalara ve kısıtlamalara karşı daha olumlu tavır sergilerler. Günümüzde anne- baba tutumları, genel olarak olumlu ve olumsuz olmak üzere iki gruba ayrılır. Olumsuz anne- baba tutumları, baskıcı ve otoriter  tutum, aşırı koruyucu tutum, gevşek tutum (çocuk merkezci aile), tutarsız tutum, ilgisiz ve kayıtsız tutum, mükemmeliyetçi tutum ve reddedici tutum olarak sıralanırken, olumlu anne- baba tutumu olarak güven verici ve demokratik tutum kabul edilir. Gelin bu tutumlara biraz daha yakından bakalım.

Baskıcı ve Otoriter Tutum
Bu tutuma sahip anne babalar, çocuklarının davranışlarını sürekli olarak biçimlendirmeye ve denetim altına almaya çalışırlar. Tüm kararlar anne babaya aittir, çocuğa yeterince sevgi ve ilgi gösterilmez. Aile ortamı oldukça gergindir, sürekli herşeyi eleştirme, azar, şiddet ve aşağılama vardır. Çocuğu dinlemek ya da onu anlamaya çalışmak gibi bir yaklaşım yoktur, tek amaç vardır o da çocuğu baskı altında tutmak ve ona adeta göz açtırmamak. Çocuğa karşı takınılan tavır soğuk, anlayışsız ve zarar vericidir. Bu tutumla büyüyen çocuklar özgüveni düşük, çekingen, kaygılı, kolaylıkla başkalarının etkisi altına girebilen ve sıklıkla uyum problemi yaşayan çocuklardır.

Aşırı Koruyucu Tutum
Tek çocuk, ilk çocuk veya geç sahip olunan çocuk gibi durumlarda görülen bir tutumdur. Anne baba gereğinden fazla koruyucudur, sürekli çocuğu kontrol ederler. Yemek yiyebilecek, giyinip soyunabilecek düzeydeki çocuklarının dahi bu ihtiyaçlarını kendileri karşılarlar. Çocuğun kendilerinden bağımsız bir birey olduğunu kabul edemezler. Aşırı koruyucu tutumla büyüyen çocuklar kendi başına karar veremeyen, sormadan danışmadan hiçbir şey yapamayan, girişken olmayan çocuklardır. Büyümelerine izin verilmeyen bu çocukların toplumsal gelişimleri engellenmiş olur. Bu onun arkadaşlık ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilir, dışlanmasına neden olabilir. İsteklerini ağlayarak dile getirirler, istekleri yapılmadığında ağlarlar, mızmızlanırlar. 

Gevşek Tutum (Çocuk Merkezci Aile)
Otoriter anne baba tutumunun tam tersi durum söz konusudur. Anne baba çocukları üzerinde egemenlik kurmaz, tamamen serbest bırakır. Çocuğun doğruyu yanlışı yaparak, yaşayarak öğrenmesi beklenir. Çocuğa neyin yanlış neyin doğru olduğu hakkında herhangi bir bilgi verilmez. Ailede çocuğun hakları sınırsızdır, anne baba çocuğunu mutlu etmek için her istediğini yapar, çocuğa sınırsız özgürlük verilir. Bu tutumla büyüyen çocuklar şımarık, kolay kolay tatmin olmaz, sabırsız, bencil, istekleri yerine getirilmediğinde aşırı tepki verir ve sorumluluktan kaçarlar.

Tutarsız Tutum
Anne babanın tutarsız tutumu neyin uygun davranış olduğu konusunda çocuğu kararsızlığa düşürür. Aynı davranışı yüzünden anne babası tarafından bir keresinde ödüllendirilen, sonrasında cezalandırılan ya da annesi tarafından farklı, babası tarafından farklı değerlendirilen çocuk hangi davranışın uygun olduğunu belirlemekte güçlük çekecektir. Anne babanın çocukla ilgili konularda çocuğun yanında birbirini eleştirmesi, isteklerini yaptırmak için çocukla önce yumuşak ses tonuyla konuşup sonra bağırıp çağırması, istekleri yerine getirilmediğinde çocuğu azarlaması, dövmesi sonra da özür dilenmesi, büyük çocuğa farklı, küçüğe farklı davranılması gibi durumlar tutarsız tutumlara örnek olarak verilebilir. Bu tutumla büyüyen çocuklar sinirli, ürkek, tedirgin, kararsız, insanlara karşı güvensiz ve tutarsız davranışlar sergileyen çocuklar olarak toplumda yer alacaklardır. 

İlgisiz ve Kayıtsız Tutum
u tutuma sahip anne babalar için çocuğun varlığı yokluğu eşdeğerdir. Bu anne babalar hoşgörü ile boş vermeyi birbirine karıştırmaktadırlar. Çocuk anne babayı rahatsız etmediği sürece hiç bir problem yoktur, rahatsız ettiğinde çocukla ilgili bir durumdan söz edilebilir. Anne baba çocuğun giyim ve beslenme gibi temel gereksinimlerini karşılar, ancak çocuklarına karşı oldukça ilgisizdirler. Çocuklarına ayıracak zamanları ve enerjileri yoktur. Bu tutuma sahip anne babalar tarafından 
büyütülmüş çocuklar, ihmal edilmişlik duygusundan dolayı ilgi çekmek için şiddet davranışları sergileyen, ilgi, sevgi, şefkat görmediği için bu ihtiyaçlarını dışarıda arayan, sosyal gelişimindeki yetersizlikten dolayı suça eğilimli kişilik yapısı geliştiren bireylerdir.

Mükemmeliyetçi Tutum
Bu tutumda anne- baba çocuğundan her şeyin en iyisini bekler. Bilgi yönünden en iyi yetişmiş olmasını istedikleri gibi bedensel olarak da mükemmel olmasını isterler. Kendi katı kural ve kalıpları vardır, çocuğun da buna uymasını beklerler. Kendi yaşamlarında yapmak isteyip de yapamadıklarını çocuklarının yapmasını isterler. Çocuğun arkadaş seçimi anne babaya aittir. Çocuklar sürekli olarak anne babalarının belirledikleri kalıplara göre hareket etmek zorundadır. Çocuk sürekli kendi iç dünyası ile çatışma yaşar, sevgi ve nefret gibi birbirinden çok farklı duyguları aynı anda yaşayabilir. 

Reddedici Tutum
Bu tutumu gösteren anne babalar çocuklarına yeterince zaman ayırmazlar. Anne baba çocuğu kabul etmeme, çocuğa hırçın davranma, azar, dayak, ilgisizlik, çocuğun sağlık ihtiyaçlarını aksatma ve çocuğu yatılı okula gönderme gibi davranışlar sergileyebilir. Bu tutuma sahip anne babaların davranışlarının birçok nedeni vardır. İstenmeyen bir zamanda veya evlilik dışında doğmuş bir çocuk olabilir, engelli bir çocuk olabilir. Bu tutumla büyüyen çocuklar sinirli, başkalarına yardım etme duygusundan yoksun, saldırgan, inatçı, uyumsuz ve anne babasına karşı düşmanca duygular besleyen bireyler olabilirler. 

Güven Verici ve Demokratik Tutum
Mutlu, başarılı ve sağlıklı çocukların gelişmesinde en uygun anne baba tutumu güven verici ve demokratik tutumdur.  Bu aile  yapısında kurallar bellidir ve bu kurallar sadece çocuk için değil, tüm aile üyeleri için koyulmuştur. Çocuğun duygu ve düşüncelerini ifade etmesine fırsat verilir. Çocuğa kabul görmeyen onaylanmayan davranışının uygun bir biçimde nedenleri açıklanır. Belirtilen sınırlar içinde de söz hakkı verilir. Çocukla sözel iletişim kurmak temeldir, çocuğun  kişiliğine saygı gösterilir. Anne baba çocuğunu olduğu gibi kabul eder. Ailede  sevgi, saygı ve karşılıklı hoşgörü esastır. Çocuğa yol gösterilir ve bu şekilde kendi kararlarını kendisi alması sağlanır. Çocuğa ihtiyacı olduğu durumda yardım edilir. Çocuğun bazı sorumlulukları almasına ve bunları yerine getirmesine izin verilir. Anne babanın güven verici ve destekleyici yaklaşımı çocuğun kendi kendine öğrenmesine ve yeni bilgi ve beceri kazamasına yardımcı olacaktır. Bu tutumda çocuğun kendi benliğini algılamasına fırsat verilir. Bu tutumla büyüyen çocuklar kendine güvenen, sınırların çizildiği haklarının verildiği ve gözetildiği, sevgi ve saygı gördüğü bir ortamda büyüdüğü için kendini her ortamda kolayca ifade edebilen, hakkını savunabilen, benlik saygısı yüksek ve farklı her türlü fikre açık çocuklardır.