Sitede Ara

Diyabetik Ayak; Adım adım ilerliyor

{%= Faq.Title %}
Kontrolsüz diyabet, kontrolsüz diyet, sinir hasarı ve hijyenin sağlanamaması durumlarında diyabetik ayak görülür. Ayakta çıkan yaralar diyabetli hastanın tüm yaşamını olumsuz etkiler.


Diyabet hastalarında kılcal damar ve vücudun en ince sinirlerinin bozulması, nihai bir sonuçtur. Eğer diyabet hastalarında kan glukoz düzeyi uzun süre yüksek kalır ve düşürülmezse kılcal damarlar ve sinirler bozulmaya başlar. Bunun sonucunda vücudun en çok yük binen bölümü yani ayakların hissetmesi azalır ve yaralar oluşmaya başlar. Kılcal damarlar yaralanan bölgeye kan taşıyamayacağı için iyileşme olamaz ve ayakta çok hızlı büyüyen yaralar oluşmaya başlar. İşte bu bağlamda diyabetik ayak, şeker hastalarının ayaklarında çıkan ve uzun süre iyileşmeyen yaralara verilen isimdir. Diyabetin erken dönemlerinde seyrek görülen hastalığa, 5 ya da 10 yıldan fazladır diyabet olan bireylerde daha sık rastlanır. Yani diyabetin süresi arttıkça görülme sıklığı da artar. Diyabetin önemli komplikasyonlardan biri olan diyabetik ayak, hastaların hastaneye başvurmasında önemli sebeplerden biridir. Şekeri uzun süre yüksek seyreden hastalarda mikroanjiopati ve nöropati gelişir. Bu nedenle kontrol edilmeyen şeker yüksekliği diyabetik ayakların en önemli sebebidir. Devam eden süreçte kontrolsüz diyabet, kontrolsüz diyet, sinir hasarı, diyabetik vaskülopati ve hijyenin yeterli sağlanamamasından dolayı ayakta yaraların oluşumu gözlenir. Bu süreçte ayaklarda his azalması ve his kaybı başlayan hastalar daha dikkatli olmalıdır.

DAMAR TIKANIKLIĞINA BAKILMALI
Öte yandan, diyabetik ayak gelişen hastaların iyileşmeyen yaralarının nedenlerinden biri de damarda darlık ya da tıkanıklığa bağlı kan akışının yetersizliğidir. Bu nedenle, diyabetik ayak hastalarında damarlardaki darlık ve tıkanıklıkların da giderilmesi gerekir. Şeker hastalarında görülen damar tıkanıklığının tedavisinin olmadığı yanlış bilinen konulardan biri. Darlık ya da tıkanıklığın tespiti için, renkli doppler iyi bir görüntüleme yöntemdir. Hastada damar tıkanıklığı varsa, yaranın iyileşme sürecinin daha da uzayacağı unutulmamalıdır. Damarların açılması yaranın iyileşmesine yardım edecektir. Tedavinin bir başına yeterli olmayacağı, diyabetik ayağın ilerleyici olduğu unutulmamalıdır. Çoğu kez iyileşmeyen ayaklarda kangren görülebilir. Kangren de hastanın ayaklarını kaybetmesine yol açar.

YARAYA OKSİJEN TEDAVİSİ
Diyabetik ayak ortaya çıktığında yapılacak ilk tedavi mutlaka kan şeker düzeyini düşürmektir. Bu da şeker ve diyetin sıkı kontrolü ile gerçekleşir. Burada diyabetik ayak geçiren hastanın dengeli ve yeterli beslenmesi oldukça önemlidir. Diyabetli hastaların beslenme düzeni hastanın, yaşına, boyuna, kilosuna, fiziksel aktivite durumuna ve beslenme alışkanlıklarına göre belirlenmelidir. Hastanın bu süreçte bir diyetisyenden yardım alması gerekir. Yaranın günlük bakımı bu aşamada çok büyük önem kazanır. Ayaklar sabah akşam ılık su ve sabunla yıkanmalı, parmak araları pamuk çubuklarla iyice kurulanmalıdır. Yaralara ise kişi kendi müdahale etmemelidir. Şeker hastalığı infeksiyona çok yatkın olduğu için, yaraları makas ya da iğneyle deşmek ciddi ve zor süreçler yaşanmasına neden olabilir. İlerleyen süreçte ayakta duyu bozukluğu başlayan hastalarda dikkatli ayak bakımı, yumuşak ve geniş ayakkabı kullanımı önerilir. Dar, sivri uçlu ve sert ayakkabılardan bilhassa ayakta yaralar mevcutken uzak durulmalıdır. Ayrıca hijyen açısından, hastanın çıplak ayakla dolaşmaması gerekir. Yaradan üreyen bakteriler için uygun antibiyotikler kullanılıp gerekirse hiperbarik oksijen tedavisi hastaya uygulanabilir. Bu tedavilerin hepsi bozulan dolaşımı düzeltmeye yönelik işlemler olup his kusuruna karşı yapılacak olan tedaviler sınırlıdır. Tedavi sürecinde hastanın multidisipliner bir ortamda, enfeksiyon hastalıkları, plastik cerrahi, ortopedi, damar cerrahisi, radyoloji ve girişimsel radyoloji uzmanlarından oluşan bir takım tarafından değerlendirilmesi de faydalı olur.