Sitede Ara

Sıklıkla ergenlik döneminde ortaya çıkan jinekomasti, meme dokusunun iyi huylu büyümesi olarak biliniyor. Erkeklerin kâbusu olan bu hastalık liposuction ile tedavi ediliyor.


Jinekomastiyi, erkeklerde meme dokusunun iyi huylu büyümesi olarak tanımlamak mümkündür. Jinekomasti bebeklik ve ileri yaşlarda da görülebilmekle birlikte en sık ergenlik döneminde saptanır. Özellikle ergenlikte ve genç yetişkin erkeklerde yaz aylarında sosyal hayatı oldukça etkileyen bu durum, denize girerken, spor yaparken ya da yazlık kıyafetler giyinildiğinde sorun haline gelir. Kendine güvensizlik, içe kapanma, ve duruş bozukluklarına yol açan problemlere neden olabilir. Meme dokusu, çeşitli hormonlar ve biyolojik etmenlerin etkisiyle gelişir. Ergenlik döneminde jinekomastiye sebep olan etmenler çok olmasına rağmen temelinde, meme dokusunda östrojen ve androjen etkisi arasındaki dengesizlik yatar. Çocukluk ve ergenlik dönemindeki jinekomasti, ayrıca çeşitli hastalıklara bağlı da gelişebilir. Başta mide rahatsızlıklarında kullanılan ilaçlar olmak üzere bir grup ilaç erkeklerde memelerin büyümesine neden olabilmekte. Ama bununla birlikte genel olarak jinekomasti olgularının büyük çoğunluğun açıklanabilir bir nedeni yok! Jinekomasti tedavisinde çeşitli tıbbi tedaviler denenmiştir. Bu ilaçların temel amacı hormon dengesini androjen lehine çevirmektir fakat etkili yanıt son derece sınırlıdır.
Jinekomasti belirli bir süre mevcut ise geri dönüşümsüz sıkı sert dokular oluşur ve kendiliğinden gerilemesi mümkün olmaz. Bu durumdaki hastalarda makul bir bekleme süresinden sonra meme dokusu cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Bu bekleme süresinin en az 1 yıl olması gerekir. Fakat büyümüş meme dokusu ergende belirgin bir ağrıya neden oluyor, utangaçlığa sebep oluyor ya da duygusal duygu durumunu olumsuz etkiliyorsa, cinsel kimlik gelişimini ya da kişinin günlük faaliyetlerini olumsuz etkiliyorsa, bu süre beklenmeden, jinekomasti cerrahi olarak tedavi edilebilir.

PSİKOLOJİK ETKİLERİ VAR
Klinik değerlendirme detaylı öykünün alınması ile başlar. Hastanın yaşı, meme büyümesinin başlama zamanı, ağrı veya hassasiyetin varlığı, ilaç kullanım hikâyesi ve mevcut durumun psikolojik ve sosyolojik etkileri sorgulanır. Meme el ile muayene edilerek meme dokusu hissedilir, kıvamı ve içeriği hakkında bilgi edinilir. Meme dokusundaki büyüme, yağ dokusundan ayırt edilir. Süt bezleri içeren dokular daha lastik kıvamdadır, hareketlidir ve meme başı altından etrafa yayılır. Daha sonra meme dokusunun cilt sarkıklığı değerlendirilir. Meme dokusunun hemen altından ve her iki meme başı seviyesinden göğüs çapları ölçülür ve aralarındaki fark hesaplanır. Meme başı çapı not edilir. Normalde erkeklerde bu çapı 2-4 cm arasındadır (ortalama 2.8 cm). Özellikle bir şüphe bulunmadığı sürece rutin ultrasonografi, mamografi ve ya ileri laboratuvar tetkikleri istenmez. Jinekomastinin kendi kendine gerilemediği durumlarda ya da psikolojik etkisinin ileri derecede olduğu hastalarda cerrahi tedavi önerilir. Bir yıllık bekleme süresinde gerilemeyen jinekomastinin kendi kendine gerilemesi mümkün değildir. Cerrahi müdahale, jinekomastinin tedavisinde en önemli ve etkili seçenek olup, en az iz ile fazla büyümüş meme dokusunu küçültmeyi hedefler. Cerrahide uygulanabilecek farklı yöntemler bulunmaktadır fakat hiçbiri tek başına tüm jinekomasti tiplerinde uygulamaya uygun değildir. Kozmetik sonucu kabul edilemez olan bazı teknikler hala sıklıkla kullanılmaktadır. Kadınlarda meme küçültme için kullanılan teknikler erkeklerde kullanılmaz. Cilt fazlası olmayan jinekomasti vakaları için en çok tercih edilen yöntem liposuction’dır. Liposuction (liposakşın) bir vakum sistemi ile deri altındaki yağ ve diğer dokuların dışarı çıkarılmasıdır. Fakat ergen hasta grubunda yağ dokusu oranı çok daha azdır ve klasik liposakşın tek başına glandüler dokuyu uzaklaştırmada başarılı olamamaktadır.

ULTRASONİK DALGALARLA TEDAVİ!
Cilt sarkması olan jinekomastide de cildin korunması gerektiğini, cilt çıkarılması gereksiz olduğu ve sadece liposuctionın yeterli olduğu gözlenir. Bu yöntemler deformiteyi düzeltmekte fakat cerrahi sonrası meydana gelen izler, kişiyi orijinal deformitenin neden oluğu durumdan daha utanılacak duruma ve daha fazla psikolojik sıkıntıya sokabilmektedir. Son 10 yıldır ultrason destekli liposuction (UDL) yada VASER adı ile bilinen yöntem jinekomasti tedavisinde tek başına etkili bir yöntem olarak sunulmaktadır. UDL sıkı sert erkek meme dokusunu daha kolay çıkarılmasını sağlamaktadır. Ultrasonik dalgalar meme ve yağ dokusunun yumuşatmakta ve hatta eritmektedir. Uygun planda UDL uygulandığında ameliyat sonrası dönemde cilt toparlaması daha fazla olmaktadır. Hastada sadece liposuction kanüllerin girdiği bir ya da iki deliğin izi kalır, bunları da geç dönemde fark etmek hemen hemen imkânsızdır. Operasyon yaklaşık 1 saat sürer. İşlemden sonra hasta odasına özel bir korse ile çıkar. Eskiden rutin kullanılan drenler kullanılmaz. Genelde bir gece hastanede kalındıktan sonra ertesi sabah hasta taburcu olur ve iki-üç gün sonra okul ya da işine geri dönebilir. Ameliyat sonrasında korseyi 2-3 hafta kullanmak gerekir. Son dönemde yapılma oranı en fazla artan ameliyatlardan biri sayılan jinekomasti ameliyatlarında artık herhangi bir iz bırakmadan, ultrasonik ses dalgalarının enerjisinin yardımı ile çok iyi sonuçlar almak mümkündür. Jinekomasti tedavisinde öncelikle hedef en az izle en iyi erkek göğüs ön duvarını şekillendirmek olmalıdır.