Sitede Ara

Kahvenin karaciğerde de hatırı var

{%= Faq.Title %}
Kadınlarda erkeklere oranla biraz daha fazla görülen, diyabet ve obeziteyle tetiklenen yağlı hepatitin çaresi, sıkı bir perhiz ve kahve!

Karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinde yağ (trigliserid) birikimi sonucu karaciğerin büyük ve portakal rengi görünmesidir. Genel olarak, alkole bağlı olan karaciğer yağlanması (alkolik yağlanma) ve alkol dışı karaciğer yağlanması (nonalkolik karaciğer yağlanması) şeklinde görülür. Alkol dışı karaciğer yağlanması günlük olarak erkekler için 80 gram, kadınlar için 20 gramdan fazla alkol kullanmayan hastalarda oluşan yağlanmayı ifade eder. Oluşumunda insülin direnci, diyabet ve obezite önemli rol oynayan faktörlerdir. Karaciğerde yağ birikimini sonuçları itibariyle iki grupta incelemek gerekir. Karaciğer yağlanması, iltihaplanmanın eşlik etmediği karaciğerin yağlanması, yağlanma hepatiti ise iltihaplanmanın eşlik ettiği karaciğer yağlanması şeklinde kategorize edilir.

TESADÜFEN SAPTANIR 
Karaciğer yağlanması günümüzde kilo alımı ve obezitenin artması ile birlikte sık karşılaşılan bir vaka haline geldi. Toplumda görülme sıklığı yüzde yirmi beş gibi yüksek bir oranda. Obez çocuk ve yetişkinlerde görülme sıklığı ise yüzde elliden fazla. Karaciğer hücrelerinde biriken yağ, karaciğeri büyütüp yağlı görünümüne neden olmasının dışında bir belirti vermez ve selim seyirlidir. Karaciğer yağlanmasında karaciğer fonksiyonları normaldir. Sıklıkla farklı bir nedenden dolayı yapılan ultrasonografide karaciğer yağlanmasının görülmesi ile tesadüfen saptanır. Karaciğer kan testleri olan ALT (alanin aminotransferaz) ve AST’de (aspartat aminotransferaz) sıklıkla normal veya hafif bir yükselme mevcuttur. Tedavide kilo vermenin dışında bilinen etkin bir tedavi yöntemi maalesef ki bulunmuyor. Genelde hekimler tarafından hastalara, kilo verme ve düzenli egzersiz yapmaları önerilir. Bu hastalık, kronik karaciğer hasarına, karaciğer yetmezliğine veya siroza neden olmaz.

ZAYIFLAMADAN GEçMEZ 
öte yandan yağlı hepatit ise karaciğerde yağlanma, en amasyon ve fibroz (doku sertleşmesi) ile ilişkili bir durumdur. Yağlı karaciğere oranla karaciğer kan enzimleri daha fazla artış gösterir. Kesin nedeni bilinmemekle birlikte metabolik sendrom olarak da adlandırılan diyabet, obezite, insülin direnci olan kişilerde daha sık rastlanmaktadır. Hastaların çoğunun klinik belirtisi yoktur. Nadiren yorgunluk, kendini iyi hissetmeme, karaciğer bölgesinde dolgunluk ve künt bir ağrı olarak hissedilebilir. Hastalar sıklıkla 40 -60 yaş aralığında olmakla birlikte 10 yaş üzerindeki çocuklarda da rastlanabilmektedir. Kadınlarda yağlı hepatit erkeklere oranla biraz daha fazla görülebiliyor. Yağlı hepatit tedavisi altta yatan sebeplere yönelik olup diyabet ve obezite kontrolünü temel almaktadır. Bazı çalışmalar kahve içiminin karaciğer sertleşmesine iyi geldiğini desteklemekte olup orta derecede kahve tüketimi önerilmektedir.

Hastaların çoğunun klinik belirtisi yoktur. Nadiren yorgunluk, kendini iyi hissetmeme, karaciğer bölgesinde dolgunluk ve künt bir ağrı olarak hissedilebilir.

NASIL TANI KONULUR? 
Yağlı hepatit sıklıkla rutin kan testleri esnasında tesadüfi olarak saptanır. Daha çok karaciğer anormalliklerine neden olan diğer hastalıkların dışlanması ile tanı konur. öncelikle alkol kullanımı mutlaka sorgulanmalıdır. Tanı için spesifik bir test yoktur. Kan testlerinde karaciğer enzimleri (ALT ve AST) genellikle yüksek bulunur. İlave testler yağlı hepatit tanısını doğrular, eşlik eden hastalıkların varlığını ortaya çıkarır. Görüntüleme yöntemleri de karaciğer yağlanmasını gösterir ancak diğer karaciğer hastalıklarından ayırıcı tanı yapmaz. Diğer karaciğer hastalıkları dışlanamadığında yağlı hepatit tanısını doğrulamak amacı ile yapılan karaciğerden biyopsi tanıda en güvenilir yöntemdir. Hastalığın bir tedavisi yoktur. Tedavi hastalıkla ilişkili olduğu düşünülen durumların (obezite, diyabet, kolesterol yüksekliği) kontrolü ile ilişkilidir. öte yandan alkol yasaklanmalıdır. çünkü alkol, karaciğer yağlanmasını ve neden olduğu iltihabi hasarı şiddetlendirir. Fazla kiloların verilmesi veya obezite tedavisi sonucu karaciğer enzimleri sıklıkla normal düzeye inmektedir. %10 kilo kaybı genellikle karaciğer anormalliklerini düzeltmekte ve sonuç olarak karaciğer hasarı ve siroza gidiş önlenebilmektedir. şiddetli açlık ve hızlı kilo kaybı kesinlikle önerilmemektedir. Bu durumda karaciğerde durum daha da kötüleşip, ayrıca diğer metabolik ve endokrin fonksiyonlar olumsuz etkilenebilirler. Kilo verme kalıcı olmalı yoksa hastalık nüks eder. Kilo kaybı haftada 450 gram olmalı, maksimum 900 gramı geçmemeli. Egzersiz, rutin olarak programa mutlaka alınmalıdır. Ayrıca insülin direncini düşüren çeşitli ilaçlar yağlı hepatit hastalarının tedavisinde denenmiş, ancak tedavideki rolleri kanıtlanmamıştır. öte yandan E vitamininin hastalıkta karaciğer zedelenmesini geriletebildiğine dair deliller olmakla birlikte etki oldukça zayıftır.

SÜREĞEN BİR HASTALIK 
Yağlı hepatit süreğen bir hastalıktır. Hastaların birçoğunda ciddi bir karaciğer hastalığı gelişmez. çoğu normal yaşamlarını sürdürürler. Bununla birlikte bazı hastalarda ilerleme görülebilir. Bu hastalığın en önemli istenmeyen sonucu sirozdur. Bazı çalışmalarda yeterli önlem alınmadığı veya tedavi edilmediği taktirde olguların dikkate değer bir oranının siroza ilerlediği bildirilmektedir. Bu durumda karaciğer nakli tek seçenek olacaktır. Siroz nedeniyle karaciğer nakli olan hastaların en az yüzde 2-3’ünün yağlı hepatit sirozu olduğu tahmin edilmektedir. Sonuç olarak yağlı karaciğer yetişkin her dört kişiden birinde görülür. Karaciğer yağlanmasına iltihap ve/veya fibrozisin eşlik ettiği steatohepatit ise yüzde yirmi siroza ilerleyebilir. Karaciğer yağlanması olan insanlar; eğer fazla kiloluysa mutlaka kilo vermeli ve düzenli egzersiz yapmalıdır. En önemlisi de mutlaka bu konuda uzman olan bir doktora başvurmalıdır.

Yağlı hepatitin eşlik ettiği durumlar: 
Obezite: Yağlı hepatit olan hastalarının %70’inden fazlasında obezite mevcuttur. Hastalar normal kilolarının %10-40 üzerinde kiloya sahiptirler.
Diyabet: Hastaların %75’inden fazlasında Tip 2 diyabet vardır.
Hiperlipidemi: Hastaların %20- 80’inin kan yağları (trigliserid ve /veya kan kolesterol seviyeleri) yüksektir.
İnsülin direnci: İnsülin direnci sıklıkla obez hiperlipidemisi olan hastalarda görülür ve metabolik sendrom olarak adlandırılır ve yağlı hepatit hastalarında sık saptanır.
İlaçlar ve toksinler: Farklı hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, amiodarone, tamoxifen, steroidler ve sentetik östrojenler yağlı hepatit ile ilişkillendirilmiştir.