Sitede Ara

Yenidoğan bebeklerde ilk 28 gün içerisinde görülen yenidoğan sepsisi, genç anneleri tedirgin ediyor. Hastalıkta erken tanı ve enfeksiyonlardan uzak durmak oldukça önemli…


Sepsis, vücuttaki bütün organları ve sistemleri tutan, çeşitli mikroorganizmaların kana karışması sonucu ortaya çıkan ağır bir enfeksiyondur ve hayatı tehdit edebilir. Yenidoğan döneminde, yani hayatın ilk 28 gününde, görülen en önemli sağlık sorunlarından biri de yenidoğan sepsisidir. Yenidoğan sepsisi, ortaya çıkış zamanına göre erken başlangıçlı ve geç başlangıçlı sepsis olarak ikiye ayrılır. Yaşamın ilk 7 gününde ortaya çıkan sepsise erken başlangıçlı sepsis, yedinci günden sonra ortaya çıkan sepsise ise geç başlangıçlı sepsis denir. Erken yenidoğan sepsisi anne karnındayken gelişebildiği gibi, doğum sırasında veya sonrasında da gelişebilir. Prematüre bebeklerin bağışıklık sistemlerinin gelişmemiş olması nedeniyle sepsis bu bebeklerde daha sık görülür. Annenin hamileliği boyunca takiplerinin yapılmamış olması, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, hastane ortamında gerçekleşmeyen doğumlar, annenin sularının erken gelmesi, bebeğin içinde bulunduğu sıvının enfeksiyonu, annenin idrar yolu enfeksiyonu, annedeki vajinit ve bebeğin doğumda canlandırma işlemine maruz kalması erken yenidoğan sepsisi için risk faktörlerindendir. Geç yenidoğan sepsisinde bebek genelde başlangıçta sağlıklıdır. Çoğu zaman gebelik ve doğuma ait bir problem yoktur. Fakat doğumdan sonraki dönemde ya bebeğin hastanede kalması gereken bir neden çıktığında hastanede yapılan işlemler ya da bebek taburcu olduktan sonra evde maruz kaldığı bazı enfeksiyon etmenleri geç yenidoğan sepsisini başlatabilir.

BULGULARI AĞIR OLABİLİR
Sepsisin bulguları çok ağır olabileceği gibi başlangıçta hafif de olabilir. Bebeğinizde şu bulguların olması durumunda sepsisten şüphelenmelisiniz: Emmeme, ateş, hipotermi (vücut ısısının normalin altında olması), huzursuzluk, uykuya eğilim, halsizlik, inleme, hızlı nefes alıp verme, nefes almakta zorlanma, kalp atım sayısının artması ya da azalması, cilt renginde değişme, morarma, sarılık, kusma, ishal, karında şişlik, nöbet geçirme, bıngıldak bombeliği. Sepsisin kesin tanısı kanda enfeksiyona neden olan mikroorganizmanın üretilmesi (kan kültürü) ile konur ancak bu her zaman mümkün olmamaktadır. Kan kültürü birkaç gün içerisinde sonuçlanmaktadır. Bu nedenle başka kan testleri (kan sayımı, periferik yayma, CRP, prokalsitonin, IL-6..) yaparak tanı daha hızlı olarak konmaya çalışılır. Bu testler hiçbir zaman yüzde yüz güvenilir değildir, bu nedenle bebekte klinik bulgularla sepsis düşünülüyorsa zaman kaybetmemek için acilen tedaviye başlanması gerekir. Kan kültürü sonucuna göre tedavi devamına veya tedavi değişikliğine karar verilir. Tedavide esas kullanılan ilaç antibiyotiklerdir.

HAMİLEYKEN TAKİP İYİ YAPILMALI
Zamanında tedavi edilmeyen bebeklerde enfeksiyon ilerleyebilir, gelişmiş ülkelerde erken sepsisli bebeklerin %10-20’si, geç sepsisli bebeklerin %5-10’u ölmektedir. Erken doğan, kilosu düşük bebeklerde ölüm sıklığı daha fazladır. Erken tanı ve tedavi oldukça mühimdir. Bu hastalıktan korunmak için özellikle hamileyken annenin takiplerinin düzenli yapılmış ve hamilelik döneminde çıkan enfeksiyonların zamanında ve doğru tedavi edilmiş olması son derece önemlidir. Yenidoğan bebeğe bakım veren kişiler el temizliğine dikkat edilmelidir. Nezlesi olan, dudağında uçuk bulunan, ishali olan kişilerle bebek ve annesi temas ettirilmemelidir. Annede bu bulgular var ise maske kullanmalı ve tedavisini yaptırmalıdır.