Sitede Ara

Serebral palsi: Birlikte yürüyelim…

{%= Faq.Title %}
Doğum öncesi, doğum sırasında ya da doğum sonrasında beyne oksijen gitmemesi sonrasında oluşan kaskontrol yetersizliği olarak bilinen Serebral Palsi hastalığını Medipol Mega Üniversite Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Yrd. Doç Dr. Mehmet Ağırman ile konuştuk.


Serebral palsi doğum öncesi, doğumsırasında ya da doğum sonrasında beyne oksijen gitmemesi sonrasında oluşan kaskontrol yetersizliği olarak biliniyor. Serebral palsili çocukların normalhayatlarına devam edebilmeleri için fizyoterapi büyük önem arz ediyor.

Ülkemizde bin canlı doğumdan yaklaşık 4’ünü etkileyenserebral palsi, çocuklarda görülen yaygın hastalıklardan biridir. Serebralpalsi; gelişim süreci devam eden beynin hasar görmesi sonucu sinir ve kassisteminin etkilendiği bir hastalık olarak tanımlanabilir. Hastalığın adındakikavramların anlamı ile de hastalık hakkında fikir sahibi olunabilir. Serebral,beyne ait anlamına gelmektedir (serebrum: beyin), palsi (palsy) ise kaslarınparalizi olması, felç olması demektir. Beyne ait herhangi bir hasardan dolayıvücut kas-kontrol sisteminin bozulması olarak özetlenebilir. Bu hastalığın enönemli ve başlangıç bulguları hareket ve postür (duruş) bozuklukları olsa da,yutma güçlüğü, konuşma-işitme-görme bozuklukları, zihinsel fonksiyonlardagerilik ve nöbetler de sıklıkla hastalığa eşlik etmektedir. Hastalığın şiddetive etkilediği alan beyindeki hasarın bölgesine ve hasarın şiddetine göredeğişmektedir. Serebral palsi tek taraflı kol ve bacak tutulumu, her iki bacak,tek kol veya bacak veya tüm vücut tutulumu ile seyredebilir. Bunlar genelliklespastik olan kasların tutulumuna göre adlandırılmaktadır. Bu noktada ‘spastik’kelimesinin anlamı da önem kazanmaktadır. Spastisite, beyin hasarına bağlıolarak kaslarda gelişen istemsiz ve hareketle artan kasılmalardır. Bu anlamda‘spastik’ kelimesi kasların durumunu ifade eden bir terimdir. Serebral palsiliçocuklarda her zaman için spastisite görülmeyebilir. Farklı hareket bozuklularıile giden şekilleri de vardır. Ataksik, atetoid gibi denge, koordinasyon veyürüyüş bozuklukları olabileceği gibi, kasların oldukça gevşek olduğu (spastikolanların tam tersi) hipotonik formu da olabilir. Serebral palside tedavi verehabilitasyon sürecinin hastalık formuyla yakından alakalı olduğunu unutmamakgerekir. Hastalığın nedenleri nelerdir? Hastalığın nedenini her zaman saptamakmümkün olmayabilmektedir. Nedenlerin ortak noktası beyin hasarı gelişmesi ve buhasarın ilerlememesidir. Doğum öncesi annenin hamilelik esnasında geçirdiğienfeksiyon hastalıkları, anne-bebek arasında kan uyuşmazlığı, doğum esnasındabebeğin oksijensiz kalması (geç nefes alması ve morarması), erken doğum, düşük doğumağırlıklı doğumlar nedenler arasında sayılabilir. Doğum sonrası enfeksiyonlar,kafa travmaları, beyin içi kanamalar benzer tabloya sebep olabilmektedir. Sonyıllarda gelişmiş ülkelerde yenidoğan bakımındaki ilerleme ve yenilikleryenidoğan ölümlerinin azalmasına sebep olurken, prematüre ve çok düşükağırlıklı bebeklerin sayısının artması serebral palsi açısından risklibebeklerin de artmasına neden olmuştur.


Serebral Palsi Hastalığın tanı sürecinasıl gerçekleşir?
Serebral palsi şüphesi ile değerlendirilen çocukta detaylı öykü ve fizikmuayene oldukça önemlidir. Normal gelişim basamaklarını tamamlamaması yada geçtamamlaması, kas tonusunun (sertliğinin) artışı yada azalışı, duruşu, elkoordinasyonu, kavrama kabiliyeti, ek işitsel, görsel yada davranışsalproblemler, nöbet geçirmesi önemli belirtilerdir. Beynin MR ile görüntülenmesi,EEG, metabolik ve genetik testler tanı için yardımcı olabilecek tetkiklerdir.İlk iki yıl içerisinde genellikle tanı konur ancak hafif bulguları olançocuklarda tanı gecikebilmektedir.

Peki, serebral palsi hastalığıilerleyici midir?
Serebral palsi çocuğu yaşam boyu etkilemektedir. Ancak beyindeki hasarilerleyici değildir. Çocuk büyüdükçe etkileri daha fark edilir hale geldiğiiçin tedavi süreci karmaşıklaşabilir. Eklemlerde şekil bozuklukları, kontraktür(eklem sertlikleri), kas kısalıkları ilerleyen dönemde karşımıza çıkabilendiğer sorunlardır.

 

Erken teşhis erkenrehabilitasyon imkanı da sağlar. Bu bağlamda erken teşhisin öneminden ve tedavisürecinden bahseder misiniz?

Serebral palsinin erken teşhisi erken rehabilitasyonabaşlanması açısından çocuğun gelişimine katkıda bulunacaktır. Tedavi hastanınyaşına ve fonksiyonel durumuna göre değişmektedir. Tedavi

sürecinde hekimin tedavideki hedefleri, aileninbeklentileri, sosyo-kültürel parametreler ve kaynaklar dikkatlebelirlenmelidir. Birçok farklı uzmanlık alanının tedavinin farklı süreçlerindeyaklaşımını gerektirmektedir. Tedavide; fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı,ortopedist, nörolog, beyin cerrahı, fizyoterapist, iş-uğraşı terapisti, konuşmaterapisti, ortotist, psikolog, sosyal hizmetler uzmanı gibi birçok kişininmultidisipliner katkısı olur. Serebral palsinin neden olduğu fonksiyonelkayıpların tedavisi maalesef ki kısa süreli değildir. Beyindeki hasar ilerleyiciolmamaklar beraber oluşan hareket zorlukları ömür boyu tedaviyi gerektirebilir.Tedavide yukarıda sayılan ‘rehabilitasyon ekibi’nin birlikte hareket etmesigerekmektedir. Çocuğun mevcut problemleri ve var olan motor gelişim düzeyibelirlendikten sonra uygun olan tedavi her bir çocuk için ayrı ayrıplanlanmalıdır. Rehabilitasyon sürecinde her hastaya özgün tedavi belirlenmeklebirlikte belli başlı bazı uygulamalardan bahsetmek faydalı olacaktır:

Serebral Palsi Hastalığında İlaç Tedavisi: Özellikle nöbet problemi olançocukların uzman nörolog kontrolünde tedavilerini özenle takip etmelerigerekir. Çocuğun geçireceği yeni nöbetler, beyindeki mevcut hasarı olumsuzetkileyecektir. Ayrıca, ilaç tedavileri arasında spastik kaslara yönelikkullanılan antispastik ajanlardan da faydalanılır.

Botulinum ToksinEnjeksiyonları: Lokal olarak spastik kaslara uygulanır. Tedavi etkinliğigeçici olmaklar birlikte, etkin, doz ayarlanabilir, kolay uygulanabilir verehabilitasyonu kolaylaştırıcı etkilerinden dolayı sıklıkla başvurulabilir.

Yardımcı Cihazlar:Deformite gelişmesini önlemek, oluşmuş deformiteleri tedavi etmek, istenmeyenhareketleri engellemek, yürüme ve dik pozisyonda kalmak, ağrıyı azaltmak gibibirçok farklı amaç için kullanılırlar. Ayak-ayak bileği için AFO’lar,yürüteçler (walker), el ve el bileği için ateller en sık reçete edilenleridir.

Rehabilitasyon(Fizyoterapi): Rehabilitasyona olabildiğince erken başlanmalı veaksatılmamalıdır. Rehabilitasyon ekibinin içerisinde öncelikle çocuğun ailesiyer almalıdır. Aile önerilere dikkatle uymalı, egzersiz programlarında vetedavinin diğer basamaklarında ekibe yardımcı olmalıdır. Çocuğun gelişimseldönemlerine göre farklı hedefler konarak tedavi şekillenir. Normal gelişimevreleri takip edilerek çocuğun baş kontrolü, dönmesi, oturması, emeklemesi,yürümesi, kollarını fonksiyonel olarak kullanması gibi hedefler doğrultusundafarklı egzersiz programları uygulanır. Konvansiyonel (geleneksel)rehabilitasyon egzersizlerinin yanı sıra bobath, vojta, rooth, zorunlu kullanımterapisi, iş-uğraşı terapisi gibi yöntemler çocuğun ihtiyacına göre tedavideyer alırlar.

RobotikRehabilitasyon: Serebral palsili çocukların motor gelişimlerinde en önemlihedef çocuğun yürümesidir. Robotik yürüme cihazları (lokomat) yürüme yeteneğinikısmen veya tamamen kaybetmiş hastalarda yürüme yeteneğinin kazanılmasında vedoğru yürüme paterninin öğrenilmesinde yardımcı olur. Yürüme bandı üzerindekayış ve destekle ayağa kaldırılan çocuk, robot yardımıyla ya da yardımsız birşekilde yürütülür.

Refleksoloji:Tamamlayıcı tedavi olarak rehabilitasyon programının içerisinde kullanılabilenbir yöntemdir. Ayak tabanından bileğe kadar olan alana uygulanan manipülatifhareketlerle ilgili organın sinirlerinin uyarımı prensibine dayanmaktadır.