Sitede Ara

Diş gıcırdatma olarak bilinen ve çene eklemine zarar veren bruksizmin en önemli nedeni stres.

Oldukça sık rastlanan diş gıcırdatma (bruksizm), çoğunlukla uyku esnasında oluşan güçlü çene hareketlerinin neden olduğu çeneleri sıkma, dişleri gıcırdatma olayıdır. Bruksizm rahatsızlığının görüldüğü hastalar, bruksist hastalar olarak adlandırılır. Bireyler diş sıkma işlemlerini bazen dışardan sesle duyulabilecek bir gıcırdatma eylemiyle ya da dişlerin birbirlerine sürtünmeleri olmadan sadece kaslarını sıkarak yapabilirler. Sesle gıcırdatma şeklinde olan alışkanlıklar bireylerin aileleri tarafından fark edilir. Ancak bu alışkanlığa sahip kişiler, genelde dişlerini sıktıklarının farkında olmazlar. Bireyler sabah kalktıklarında yorgunluk hissi, ilk etapta yüz, kulak ve baş boyun bölgesi ağrılarıyla, ileri dönemde ise çeneyi açmada sınırlılık, kilitlenme, dişlerde sallanma veya diş kırıkları, eklem sesleri gibi sonuçlarla karşılaşabilirler. Diş gıcırdatmaya bağlı çene ekleminde oluşan ağrılar nörolojik ya da kulak burun boğaz ağrılarıyla karıştırılabilirler. Böyle bir durumda bir diş hekimine, çene cerrahisi uzmanına ya da protez uzmanına danışılması gerekir. Bruksizmde dişleriniz üzerindeki basınç, normal çiğneme sırasındaki basınçtan çok daha büyüktür. Bu nedenle dişlerin etrafındaki kemiklerde hasara, çene ekleminin hasarlanmasına, dişlerde gevşemeye, düzleşmiş veya aşınmış alt dişlere sebep olabilir. Ayrıca diş gıcırdatmanın ilerlemesi durumunda ağzı açamama, çene kitlenmesi gibi rahatsızlıklar da yaşanabilir ve eklem rahatsızlıkları baş gösterir. Çene eklemi aslında iki kemikten oluştuğu halde kompleks bir eklem olarak adlandırılır. Bunun nedeni çenemizin çiğneme hareketlerini rahatça yapmasını sağlayan, çok yönlü hareketine izin veren ve sanki üçüncü bir kemikmiş gibi davranan bir eklem diskine sahip olmasıdır.

KİTLENMELERLE KENDİNİ GÖSTERİR

Bruksizm çene eklem rahatszılıklarının en önemli ve en sık rastlanan etkenidir. Gün içerisinde toplamda 30 ile 60 dakika arası temasta olması gereken çene kaslarının diş sıkmayla daha uzun süre kasılı kalması hipertrofik kaslara ve eklem rahatsızlıklarına neden olur. Zamanla diş sıkmasına bağlı olarak çene eklemini saran kaslar ve ligamanlar kısalır ve eklem içerisindeki diskin konumunun bozulmasına ve diskin incelmesine neden olur. Bu da ilerleyen bruksizm rahatsızlığında eklemde ses, ağrı ve ağız açma da kısıtlılıklar ya da kitlenmelerle kendini gösterir. Çene eklem rahatsızlıkları pek çok sebeple oluşabilir. Günümüzde 
eklem rahatsızlıklarının en önemli sebebi diş sıkma ya da gıcırdatma olarak karşımıza çıkar. Diş gıcırdatma nedenleri hakkında çeşitli görüşler vardır. Ancak stresin bruksizmin nedenleri arasında en önemli faktör olduğu konusunda fikir birliği vardır. Stres, bruksizmin hem oluş nedeni hem de olayın şiddetini artıran en önemli faktör olarak belirlenmiştir. Aşırı sinirli, hassas, titiz bir yapıya sahip olmak ve dişlerin diziliş ve sıralanışındaki bozukluklar (malokluzyon) bruksizmin diğer oluş sebeplerindendir. Genellikle kişilerin gündelik yaşamlarında oluşan değişiklikler, gündelik stresin artması gibi durumlar diş sıkmayı ya da gıcırdatmayı artıran ya da başlatan etkenlerdendir. Örneğin yeni doğum yapan anneler, ailevi sorunlar yaşayanlar, sınav stresindeki gençler ya da çocuklar, aşırı stresli ve yoğun iş dönemleri, rekabetçi iş ortamları diş gıcırdatmasını ya da sıkmasını tetikler. Bilinçaltına yerleşen stres gece farkında olmadan gün içindeki stresin çıkmasına ve dişlerin sıkılmasına neden olur. Ayrıca mevsim değişiklikleri de emosyonel stresi artırıp daha çok diş sıkmaya neden olabilir. Kış döneminde havaların soğuk olmasına bağlı olarak kasların daha çok kasılması ve diş sıkmasının artması gözlenebilir.

SADECE YETİŞKİNLERDE GÖRÜLMEZ

Diş gıcırdatma problemi sadece yetişkinler için değil çocuklar için de bir problem olabilir. Çocuklar da yetişkinler gibi çoğunlukla uyanık oldukları saatlerde değil, uyku esnasında dişlerini gıcırdatırlar. Dişlerini gıcırdatan çocukların bunu en sık yaptıkları dönemler, bebeklik dişlerinin ve kalıcı dişlerinin çıktığı dönemdir. Bu iki dönem tamamen geçtiğinde, çocuklar diş gıcırdatma alışkanlıklarını bırakma eğilimine girerler. Peki, diş gıcırdatma (bruksizm) tedavi edilebilir mi? Evet, diş gıcırdatma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Asıl tedavisi mevcut stresin ortadan kaldırılmasıdır. Düzensiz yaşam şartlarını azaltmak ve uykuya yeterince vakit ayırmak gibi çözümler sağlanabilir. Stresin günlük hayattan uzaklaştırılmasının zor olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak ikincil tedavide dişler koruma altına alınmalıdır. Tedavinin amacı dişlerde çene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararları önlemek ve ağrıyı ortadan kaldırmaktır. Bununla birlikte eklem rahatsızlıkları ve diş sıkma belli bir süreçte olduğu gibi tedavisi de bir günde olmaz. Kademeli olarak ve takiple devam eden bir süreçle tedavi edilebilir. Diş sıkmanın etkileri plaklar ile azaltılabilir. Diş gıcırdatma ya da sıkma problemlerine karşı birtakım tedavi yöntemleri uygulanır. Bu yöntemlerden biri dişlerin birbirine olan temasını kesmek için kullanılan plaklardır. Bu plaklar yalnızca diş sıkma problemiyle başvuran hastalara verilir. Fakat dişlerini sıkan hastaların henüz çene eklem bölgesinde ya da yüz kaslarında şikayetler baş göstermediyse sıkmanın şiddetiyle gelişebilecek zararlar şeffaf plak ile hafifletilebilir. Koruyucu apareyler dişlerin zarar görmesini engelleyebilir. Bu koruyucular ayrıca dişlerin daha ileri aşamalarda aşınmasına ve zarar görmesine engel olurlar. Gece koruyucu apareyler sayesinde hastanın üst ve alt dişleri birbirine çarpmaz ve gıcırdatma eylemi önlenmiş olur. Bu apareylerin üretiminde ise sert akrilik plastik malzemeler kullanılır.