Sitede Ara

{%= Interview.Title %}

Baş Dönmesi (Vertigo) Nedir? Nedenleri Nelerdir?

Baş dönmesi basit bir viral enfeksiyonu sonucu olabileceği gibi beyin tümörü gibi ciddi bir hastalığın belirtisi de olabilir. Bu yüzden baş dönmesi ciddiye alınması ve gerçek neden bulununcaya kadar da takip edilmesi gereken bir konudur. 
Baş dönmesi bir hareket halüsinasyonudur. Yani gerçekte bir hareket olmadığı halde kişinin bir hareket varmış hissine kapılmasıdır. Bazen de vücudun normal bir hareketini abartılı olarak algılamasıdır. Baş dönmesi yaşamayan bir kişinin bu hastaları anlaması neredeyse imkansız bir şeydir. Kişinin yaşama düzenini ve kalitesini altüst eden çok zor bir durumdur.
Vertigo bir hastalık değil, bir belirtidir. Vücudun denge sistemini oluşturan organların herhangi birinin hastalığına bağlı olarak ortaya çıkabilir. 
Baş dönmesi birçok tıp dalını ilgilendiren bir durumdur. Kulak burun boğaz, nöroloji, beyin cerrahisi, göz hastalıkları, kardiyoloji, iç hastalıkları ve fizik tedavi ile ilgili olabileceği için hastalar da bu bölümlerden herhangi birine başvurabilirler.

Baş dönmesi diye ifade edilen ve gerçek anlamda baş dönmesi ile karıştırılan bazı durumlar vardır:
Dengesizlik
: Genellikle baş dönmesi ile birlikte denge sağlamada güçlük söz konusudur. Beyin, beyincik veya beyin dışı denge organlarına bağlı olabilir.
Bayılma veya Bayılma Hissi: Genelde kalp-damar sistemi ile ilgilidir ve kişi kendisini bayılacakmış gibi hisseder. Buna göz kararması da eşlik edebilir. 
Boşluk Hissi ya da Sersemlik: Kişi boşlukta yürüyor gibi hisseder. Vestibüler hastalıklarla beraber hipoglisemi, anemi, beyin hastalıkları gibi durumlarda ortaya çıkar.
Vertigo: Bu genellikle KBB alanını yani peliferik (çevresel) denge sistemini ilgilendirir. Kişi kendisinin veya çevresinin hareket ettiği hissine kapılır.
Baş dönmeleri, neden olan patolojilerle ilişkili olarak kabaca iki başlık altında incelenebilir:
Santral yani merkezi baş dönmeleri: Kafa içi tümörler, kafa içi damarsal bozukluklar, multipl skleroz, migren en önemlileri olmakla beraber bir dizi neden sayılabilir. Bunlar bizim konumuz değildir.
Periferik yani çevresel baş dönmesi nedenleri: Bunlar iç kulak, denge siniri ve bunları beyinle ilişkilendiren yolların problemlerinin neden olduğu baş dönmeleridir ve bizim bugünkü konumuz da bunlardır. Bu grupta benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV), Meniyer hastalığı, vestibüler nörinit en sık görülenleridir. Ayrıca kulak sifilizi, iç kulak travmasına bağlı baş dönmeleri de sayılabilir.

BPPV en sık görülen baş dönmesi nedenlerinden biridir. Tüm baş dönmelerinin %20’sini oluşturur. Yaşla birlikte görülme sıklığı artar ve yaşlılarda görülen baş dönmelerinin yarısında sebep BPPV’dir. Vertigo kelime alamıyla baş dönmesi demektir ve aslında tüm baş dönmeleri vertigodur. Ancak genelde halk arasında vertigo dendiğinde BPPV kastedilmektedir. 
BPPV’de baş dönmesi genelde kısa sürelidir. Çoğu zaman ani bir hareketle başlar; yatakta dönme, yataktan hızlıca kalkma, öne eğilme, yukarıya bakma gibi bir hareket bunu başlatabilir. Bu hareketlerden biriyle başlayan baş dönmesi bunun tekrarında da ortaya çıkabilir. Aralıklarla tekrarlar, genelde bulantı vardır, kusma nadiren görülür. Sebebi tam olarak bilinmemektedir. Genelde kabul edilen görüş şudur: İç kulaktaki denge organında bulunan otolit dediğimiz kulak kristali olarak da bilinen parçacıklardan biri ya da birkaçı yerinden ayrılarak endolenf dediğimiz sıvının içinde serbestçe dolaşmaya başlar ve bu sırada tüylü hücreler dediğimiz yapıları uyarır. Bu bir hareket olarak algılanır ama gerçekte bir hareket olmadığı için bu çelişkili uyarılar baş dönmesine neden olur. BPPV nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte gençlerde kafa travması bunu başlatabilir. Ayrıca migren, yaşa bağlı denge organı dejenerasyonu, bazen kulak cerrahisi, viral enfeksiyonlar, inme, uzun süre sırt üstü yatmaya neden olan cerrahi uygulamalar da başlatıcı neden olabilir. 

Tanı Nasıl Konulur?

Bu hastalarda en önemli tanı yöntemi iyi bir hastalık hikayesi almaktır. Çok sayıda baş dönmesi nedeni ihtimal dahilinde olabileceği için ayırıcı tanıda pek çok laboratuvar ve görüntüleme yapılabilir. İyi bir hikaye bu uzun, yorucu ve masraflı tetkiklerin çoğundan hastayı kurtaracaktır. Çoğu zaman hasta tipik bir hareketle baş dönmesinin aniden başladığını ifade eder. Baş dönmesi şiddetli ama kısa sürelidir. Söz konusu pozisyon tekrarladığında baş dönmesi de tekrar başlar. Hasta panik içindedir, bacaklarını açarak yavaş yürür, adeta robot gibi çok yavaş döner. Hiçbir tedavi yapılmasa bile baş dönmeleri birkaç hafta içinde geçer ama bir süre sonra tekrarlayabilir. Hastalığın özellikleri isminde özetlenmiştir. Benigndir yani iyi huyludur, hiçbir zaman insan hayatını tehdit etmez. Paroksismal yani değişik aralıklarla tekrarlayıcıdır. Pozisyoneldir yani belli pozisyonlarda oluşur ve o pozisyonlarla tetiklenebilir. 
Klasik BPPV tanısı için herhangi bir laboratuvar veya görüntüleme (BT, MR) tetkiki gerekmez. İyi bir hastalık hikayesine ek olarak hekim tarafından yapılacak pozisyonel testlerle tanı konur. Dix-Hallpike tarafından tanımlanan test sırasında nistagmus denilen istemsiz göz hareketleri ortaya çıkarsa bu tanıyı kesinleştirir. Eğer test sonucu negatif ise BPPV değil, başka nedenler söz konusu olabileceği için bunlara yönelik araştırmalar derinleştirilir. Tedavide öncelikle ilaç ve cerrahi tedavinin yeri yoktur. Hastalar çift yastıkla ve şikayetlerinin en az olduğu pozisyonda yatmalıdır. Sabah yataktan aniden kalkmak yerine yavaşça doğrulup yatağın kenarında 2 dakika kadar oturmalıdırlar. Yerden bir şey almak için eğilmek, raftan bir şey almak gibi aşırı hareketlerden kaçınmalıdırlar. 
En yaygın ve kabul gören tedavi yöntemi repozisyon manevraları dediğimiz birkaç değişik manevradır. Bu manevralar tutulan kulak tarafına göre hekim tarafından yapılmalıdır. Bir hafta aralarla 2 ya da 3 defa tekrarlanabilir. Bu manevralardan cevap alınamadığı takdirde hastaların evde kendilerinin uygulayacağı egzersiz listeleri de faydalı olabilir. 

Meniyer Hastalığı Nedir?

Görülme sıklığı sıralamasında 2. sıradaki baş dönmesi nedenidir. Baş dönmesiyle birlikte çınlama, kulaklarda dolgunluk ve işitme azlığı ile kendini gösterir. Tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalıktır. Meniyer hastalığı da hayati tehdit oluşturmaz ama yaşam kalitesini çok ciddi şekilde etkiler. Ataklar sonrasında başlangıçta  var olan işitme azlığı büyük oranda  düzelir ama  her atakta minimal bir işitme kaybı  kalır; sonuçta zaman içinde ciddi boyutta işitme kaybı oluşur ve bu işitme kaybının tedavisi de yoktur. İlaç tedavisi, istirahat genellikle atakları tedavi eder. Çok zorunlu hallerde cerrahi tedavi söz konusu olabilir.
Vestibüler Nörinitis
Baş dönmesi ile KBB kliniklerine başvuran hastaların yaklaşık %5’ini oluşturur. Aniden başlayan baş dönmesi, bulantı, kusma bazen haftalarca sürebilir. Genelde viral enfeksiyonlara bağlanmaktadır. Tedavisinde bulantı giderici ve baş dönmesi karşıtı ilaçlar kullanmak gerekir. İstirahat oldukça faydalıdır.

Diğer Nedenler                                                                                                                  
İç kulak travması, kulak cerrahisi sırasında iç kulak hasarı gibi nedenler de baş dönmesi oluşturabilir. Bunların her biri için de nedene yönelik tanı ve tedaviler söz konusudur.  

Op. Dr. Mehmet Doğan
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı
Medipol Sağlık Grubu Özel Nisa Hastanesi