Sitede Ara

{%= Interview.Title %}

Serebral Palsi (beyin felci) gelişimini sürdüren beyinde oluşan hasara bağlı kalıcı hareket bozukluğunun yanı sıra görme, konuşma, yutma ve bilişsel işlev bozukluklarına da sebep olabilen bir hastalıktır. Nedeni doğum öncesinde, doğum sırasında veya doğum sonrası erken dönemde ortaya çıkan beyin hasarıdır. Bu hasar; doğum öncesinde annenin geçirdiği enfeksiyonlar, kanamalar, ilaç kullanımı, travmaya bağlı olabileceği gibi 36 haftadan erken doğum, 2500 gramdan düşük doğum ağırlığı, zor doğum öyküsü, çoğul gebelik, 0 – 2 yaş çocukluk döneminde geçirilen yenidoğan sarılığı, enfeksiyonlar, sepsis, menenjit ve nöbetlere bağlı da olabilir.

Bahsedilen riskleri olan bebeklerin nöromotor gelişim geriliği yönünden yakın takibi gerekir. Üç aylıkken başını tutamayan, altı ay civarında oturamayan, 8 ayda dönemeyen ve 18 aylıkken hala yürüyemeyen çocuk mutlaka SP açısından değerlendirilmelidir. 

Serebral palsinin beynin etkilenen bölümüne göre şiddeti ve tipleri farklı olabilir, hastalar farklı etkilenime maruz kalabilir. SP’de istemli hareketleri kontrol etmekte güçlük vardır ve spastisite, distoni adı verilen aşırı kas kasılmasından dolayı hasta hareketlerini tam kontrol edemez, dengesini kuramaz, yürümekte zorlanır ayrıca eklemlerde de yapısal bozukluklar gelişebilir.

Serebral palside tedavi sekelin (bir hastalıktan kalan doku bozukluğu) derecesine göre hastaya özel belirlenir. Amaç vücut dengesini düzeltmek, aşırı kas kasılmasını, hareket bozukluklarını tedavi etmek, ağrıyı, eklem sorunlarını azaltmak; hastayı günlük yaşamda mümkün olan en bağımsız ve kendine yetebilen düzeye getirmektir.

Bu amaçla özel nörogelişimsel egzersizler, duyu bütünleme teknikleri ve uzay terapinin yanı sıra fizik tedavi cihazları ile de tedaviler yapılmaktadır. Son yıllarda popüler olan bir yöntem olan uzay terapi özel bir kıyafetle, kafeste yapılan egzersizlerden oluşan bir yöntemdir. Uzay terapide özel kıyafet ve kafes şeklinde egzersiz ünitesi vardır. Kıyafet üzerindeki kancalarla elastik bantlar ile kafese sabitlenen hastanın istenen kas grupları daha rahat çalıştırılır. Ayrıca vücut farkındalığı, baş-boyun ve gövde kontrolü ve denge hissi gelişir.

Serebral palside hastaya özel uygulanan tedaviyle hastanın fiziksel bağımlılık düzeyi mümkün olan en alt seviyeye çekilerek günlük ve toplumsal hayata uyum sağlaması kolaylaştırılabilir.

Dr. Öğr. Üyesi Arzu Dinç Yavaş
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı
Medipol Üniversitesi Sefaköy Hastanesi